Prof. Dr. Sedat Çelikdogan
ARUS Onursal Baskani
07/04/1943-10/07/2016
Milli sanayiye adanan bir ömür...
Prof.Dr. Sedat Çelikdogan, 7 Nisan 1943 yilinda Manisa Turgutlu’da dogdu. Babasi Malatyali Abdullah Efendi annesi ise Saraybosnali Asima Hanimdir. Balkan Harbi sirasinda yasanan göçler sirasinda Anne ve Babasinin yollari Istanbul’da kesisince burada tanisarak evlenmisler ve Manisa Turgutluya yerlesmisler. Sedat Çelikdogan Manisa’da dogar, ilkokul ve Ortaokulu Turgutlu’da okur. Sonra parasiz yatili imtihani kazanarak liseyi de Manisa merkezde bitirir. Liseyi bitirdikten sonra Istanbul Teknik Üniversitesi Makine Fakültesi sinavini kazanarak Istanbul’a gider. Makine fakültesini 5 yilda tamamlayarak Makine Yüksek Mühendisi ünvanini alir. Bu yillarda ITÜ, Alman standardina göre ve çogunlukla Alman profesörlerin egitim verdigi iyi bir üniversitedir. Üniversitenin üçüncü sinifinda Necmettin Erbakan hocadan motor dersleri almaya baslar. Erbakan hoca ile burada tanisir. O tarihlerde Erbakan Hoca doktora ve doçentlik tezlerini Almanya, Aachen Üniversitesinde yapmis, Türkiye’ye gelerek ITÜ’de ders vermeye baslamisti. Aachen, Almanya’da motor arastirma merkezi idi ve Erbakan hoca Aachen’de hem motor çalismalarina katilmis hemde bu üniversite’de doktorasini tamamlamisti. Motor konusunda çalistigi ekip motor konusunda dünyada taninan çok kitaplar yazmis ve adina arastirma merkezi kurmus olan Prof.Dr. Hans List ve onun tecrübeli motor ekibi idi.
Bu ekip çalismasi içinde Almanlarin hava sogutmali bir tank motoru gelistirme projesinde Erbakan hoca kendisini çok iyi yetistirmistir. Erbakan hoca Türkiye’ye geldikten sonra bir yandan motor dersleri verirken bir yandan da profesörlük tezini tamamlar. Sedat Çelikdogan hoca motor konusuna oldukça hakim ve çok güzel ders anlatan Erbakan hocanin etkisi altinda kalarak üniversiteyi bitirdikten sonra da motorlar kürsüsünde Erbakan hocaya asistan olarak Üniversite çalismalarina devam etmistir. Bu dönemde özellikle 1960 darbesinden sonra Erbakan hoca sürekli Ankara’ya giderek Motor ve sanayi politikalarini kalkinma modeli olarak askerlere anlatmis, Askerler de Erbakan hocayi dikkatle alarak yakindan ilgilenmislerdi. Erbakan hoca teknik konularin yani sira milli degerlere çok önem veren inançli bir insan olarak çalismalarini sürdürmüs ve Türkiye’nin, Osmanli’nin, Selçuklularin temeli olan teknolojiye hakim, bilgi sahibi inançli bir neslin temellerini atmistir. Iste 1960 ihtilalinden sonra Devrim Arabasina karar verilmesi ve sanayi çalismalarinda Makine Kimya’ya görev verilmesi hep Erbakan hocanin etkisiyle olmustur.
Son 200 yilda sürekli cephelerde savasan Osmanli devleti bu dönemde, bilimde, teknolojide, egitimde geç kalmistir. Hele Kurtulus Savasinda, Çanakkale Savaslarinda 14,15, 16 yasinda bütün gençlerimiz cepheye gitmis, askere alinmis ve çogu sehit olmustur. Dolayisiyla bu dönemlerde hem egitim yapamamisiz ülke darmadagin olmus ve hem de gelecegin teminati gençlerimiz sehit olmustur.
Kurtulus Savasi ile ülkemiz yeniden dogmus, Cumhuriyetin kurulmasi ile kalkinmanin motoru sanayinin temelleri atilmaya baslanmistir.
Iste bu dönemde 1956 yilinda Erbakan hoca tarimda ve teknelerde kullanilmak üzere Gümüs Motor’u kurdu. Fakat ithalatçi kartellerin batirma hareketi ve ülkedeki develüasyon ile sirket çok zor duruma düstü. Sirket sikintiya düsünce Pancar Kooperatifi ve Seker Fabrikalari Gümüs motoru aldi ve ismini Pancar Motor’a çevirdi. Motor sanayinin temelini atan, Türkiye’yi motor yapacagina inandiran, bunun için sirket kuran, altyapisini hazirlayan Erbakan hocadir.
Erbakan hoca hem manevi kalkinma, hem de teknolojik kalkinma için o zaman Türk Talebe Birligi adi altinda birçok yerlerde konferanslar verdi. Erbakan hoca TOBB Birligi’ne Genel Sekreterlik görevine geldiginde Sedat hocada Erbakan hoca ile doktoraya basladi.
Bu arada ilginç bir olay oldu. Erbakan hoca Almanya’da, Almanya’daki dünyanin sayili üniversitelerinden olan Berlin Üniversitesi’nin Motor Bölüm Baskanligina davet edildi. Erbakan hoca artik siyasete basladigi için bu görevi kabul etmedi. Sedat hoca daha sonra Erbakan hoca ile doçentlik çalismasina basladi. Bu çalisma sirasinda ayni zamanda Balikesir’de Ordudonatim astegmeni olarak Askerlik görevini de tamamladi. Erbakan hoca 1975 yilinda Milliyetçi Cephe Hükümetinde Basbakan Yardimcisi oldu. Bu dönemde Sanayi Bakanligini alarak kalkinma hareketini baslatti. Bu kalkinma hareketinin içerisinde tarim makinalari, otomotiv, seker fabrikalari, çimento fabrikalari, ayrica istihdam için Anadolu’da yeni ayakkabi üretmek için fabrikalar, takim tezgahlari da vardi. Ama bunlarin içerisinde ülke ekonomisinin can damari olan bes konu seçildi. Bunlar ;
Türk motor sanayi için TÜMOSAN, bu motorlari üretmek için Takim tezgahlari sanayi, TAKSAN, Elektronik sanayi için TESTAS, enerji üretim tesisleri için TEMSAN ve bu fabrikalarin yapilmasi için altyapisini hazirlamak üzere de GERKONSAN kuruldu.
Iste Sedat hoca agir sanayi koordinatörü olarak bu bes tane sirketin kurulusunda bulundu. 1976 yilinda bu kuruluslar tamamlaninca Sedat hoca TÜMOSAN Genel Müdürü ve Yönetim Kurulu Baskani olarak motor sanayisini gelistirmek üzere göreve basladi.
O tarihlerde Türkiye’de otomotiv sanayi olarak Toros otomobili üreten Renault, Murat 124 üreten FIAT fabrikalari vardi. Fakat bu fabrikalara preslenmis parçalar, motor, transmisyon, sanziman hepsi disaridan geliyor sadece burada montaji ve boyasi yapiliyordu.
Kapali bir ekonomi vardi ve araba almak için siraya girilen bir dönemdi. Paranizi veriyorsunuz, 6 ay, 1 sene sonra ancak araba alabiliyorsunuz. Yani korunmus bir sanayi var. Yerli katki çok düsük. 1976 yilinda otomotiv sanayinde ilerlemeler oldu ve üretim rakamlari 100 binlere çikti, ama ne otomobil grubunda, ne kamyon, ne otomobilde nede diger araçlarda motor üretilmiyordu.
Erbakan Hoca ve Sedat hoca bu araçlara motor üretmek için çalismalara basladi.
Sedat hoca TÜMOSAN Genel Müdürü oldugunda kendisini ilk tebrike gelen rahmetli Turgut Özal oldu. Turgut Özal o zaman Istanbul’ da özel sektör firmasinda yönetici olarak çalisiyordu. Turgut Özal’da otomobil ve traktör motoru yapmak üzere Perkins Firmasini Türkiyeye getirmek için çok ugrasti ama getiremedi. Turgut Özal ziyareti sirasinda Sedat hocaya, Sedat hayirli olsun, ama çok iddiali bir motor projesine basladiniz, üç sene içerisinde bir anlasma yaparsaniz, sakin moralini bozma, teknoloji transferi yapmak zordur, çünkü Türkiye’ye teknoloji vermek istemezler, ben 3 sene ugrastim getiremedim, sen 3-4 sene içinde getirebilirsen basarili sayilir demistir.
Fakat bu dönemde kararli bir Hükümet vardi ve Erbakan Hoca motor sanayini kurmakta çok israrliydi. Sedat hoca ve ekibi hizli bir sekilde projelere basladi ve 1976 yilinda Tir Motorlari Projesi’nde Volvo ile ilk lisans anlasmasi yapildi. Tirlar için 350 beygirlik motorlar yapildi. Arkasindan Kamyon Motorlari Projesi’nde Mercedes ile lisans anlasmasi yapildi ve fabrika Aksaray’da kuruldu. Hemen arkasindan Italyan Fiat’la da traktör ve traktör motorlari lisans anlasmasi yapildi ve fabrika Konyada kuruldu. Minibüs ve kamyonetler için hafif dizel motorlari projesinde Japon Mitsubishi’yle anlasma yapildi. Aktarma organlari projesinde Alman ZF firmasi ile lisans anlasmasi yapildi.
Tüm bu projelerle yilda 100 bin adet motor, 30 bin adet traktör üretilmesi planlandi.
Bir taraftan da TAKSAN Takim Tezgahlarinin devreye girmesi ile büyük bir sanayi hamlesi basladi.
Bu dönemde koalisyon hükümeti olmanin zorluklari vardi. Projelerin hayata geçirilmesi için, temeller atilmaya, fabrikalarin insasi yükselmeye basladigi sirada koalisyon bozuldu ve hükümet düstü.
Tüm bu projelerden rahatsiz olan Amerika ve Bati, Türkiye’ye ambargo uygulamaya basladi.
Bati diyor ki biz size dört tane sektörü serbest birakiyoruz, bu sektörlerde sizi destekleriz.
Bunlar; Saglik, Tarim, Enerji ve Egitim sektörleridir. Bu sektörlerde her türlü destegi veririz. Ama bu sektörlerin disinda baska bir sey yapmaniza asla izin vermeyiz.
Motor, otomobil, tank, silah, uçak vb bunlari ancak biz yapariz siz asla bu sektörlere giremezsiniz diyorlar.
Iste bu ciddi bir ambargo ile Sedat hocanin projelerine finans akisi kesildi. Dünya bankasi da kredilerini durdurdu.
Italya, Dogu Almanya ve Çek Cumhuriyeti bu ambargoya uymadi ve kredi anlasmalarini onayladi. TAKSAN, Dogu Bloku sermayesiyle kuruldu ve üretime basladi.
Sedat hoca, Mercedes, Volvo, Mitsubishi, Fiat anlasmalari için Islam Kalkinma Bankasindan kredi talep etti. Banka ile ilk leasing anlasmasini yapti ve TÜMOSAN için gerekli tüm makinalari Italya’dan aldi. Bu projeler yapilirken hükümet düstü ve çalismalar engellendi. Bir ülkede sanayinin gelismesi için temel sartin istikrar ve akilli politikalar oldugu bir kez daha gözler önüne serilmis oldu.
1977 yilinda hükümet degisince, geri dönüsü olmayan projeler yavaslatilarak, baslama asamasinda olanlar iptal edildi. Tümosan, Kamyon Motorlari Projesi ile Traktör ve Traktör Motorlari Projeleri ileri asamada olduklari için devam etti. Fakat Sedat Çelikdogan ve ekibi görevden alindi.
1978 yilinda ikinci Milliyetçi Cephe hükümeti, Süleyman Demirel basbakanliginda kuruldu. Prof. Dr. Necmettin Erbakan Basbakan yardimcisi oldu ve Sedat Çelikdogan’i tekrar Tümosan’a Genel Müdür olarak atadi.
Konya traktör motorlari üretiminde kullanilan transfer hatlari, makinalar ve gerekli ekipmanlar alinarak fabrikada üretim baslatildi.
Fakat 2 yil sonra 12 Eylül 1980 ihtilâli olunca projeler askiya alindi. Sedat Çelikdogan ve proje müdürleri görevden alinarak Tümosan’a emekli bir albay Genel Müdür olarak atandi ve baslayan yatirimlar durduruldu.
Sedat Çelikdogan, Tümosan’da beraber çalistigi ve görevinden el çektirilen üst düzey kadrosu ile SAM Mühendislik firmasini kurarak Egitim araç gereçleri üretmeye basladi.
Sedat Çelikdogan, SAM Mühendislik sikintili günler yasamaya basladiginda yeni bir olusuma giderek biyel kolu üretmek üzere Yavuz Motoru kurdu. Biyel kolu üretimi sayesinde Yavuz Motor fabrikasi bugün Türkiye’nin yerli ve milli dizel motorunu üreten ilk fabrikasi olmustur.
Sedat Çelikdogan daha sonra Türkiye’nin ihtiyaci olan, hassas üretim rulmanli yataklar imalati için özel sektörün tesebbüsüyle Ankara-Polatli’da Ortadogu Rulman Sanayi A.S.yi kurdu. Genel Müdür olarak Avusturya Steyr firmasi ile lisans anlasmasi yapti. Bugün ülkemizin önemli bir kurulusu olan bu fabrika, üretiminin % 80’ini ihraç etmektedir.
Özel sektörde 1977 yilinda kurulan Türkiye’nin ilk ve en büyük kam mili üretim tesisi ESTAS otomotiv sanayinin gelismesine destek oldu. SAM Mühendislik Yönetim Kurulu Baskanligi, HEMA Disli Fabrikasi Koordinatörlügü, Orta Dogu Rulman Sanayi Genel Müdürlügü, Ankara Belediyesi BELTAS Yönetim Kurulu Baskanligi, TÜBITAK Mühendislik Arastirma Grubu Üyelikleri sirasinda, Sedat Çelikdogan ülkenin milli sanayilesme sürecine önemli katkida bulundu.
1994 yilinda Milli Görüs yerel yönetimlerde büyük basari kazandi. Sedat Çelikdogan, Belediyelerin Teknik yönden desteklenmesi için, Prof. Dr. Necmettin Erbakan tarafindan kurulan BELTAS’ta görev aldi. Sedat Çelikdogan Refah’li belediyelerin problemlerine çözüm ve gelismelerine projeler üretti. Tramvay ve metro araçlari, otobüs, duktil boru ithalatini önlemek ve Türkiye’de üretilmesi için çalismalar baslatti. Yerel Yönetim Fuarlari düzenleyerek belediyelerle onlara hizmet veren sirketlerin bir araya gelmelerini ve Belediye personeline uzmanlik egitimleri verilmesini sagladi.
1995 seçimlerinde Refah Partisi’nin en büyük parti olarak seçimi kazanmasi ve akabinde 1996-1997 tarihleri arasinda Prof. Dr. Necmettin Erbakan basbakanliginda 54’üncü hükümet (Refah-Yol) kuruldu. Refah-Yol Hükümeti kurulunca Basbakan Erbakan, Sedat hocayi Stratejilerden sorumlu Basbakan basdanismani olarak atadi.
Kader, Basbakan Erbakan ve Sedat hocayi milli sanayinin gelismesi için yeniden bir araya getirdi. Sedat hoca Türkiye’de devletin yeniden yapilanmasi için Sanayi ve Teknoloji Gelistirme Merkezi (SATEM)’in kurulmasini sagladi. Sedat Çelikdogan önceki tecrübelerinden anlamistir ki devleti yapilandirmazsaniz ayni zamanda halki da bilinçlendiremezseniz uygulamak istediginiz projeleri gerçeklestirmekte asla basarili olamazsiniz. Sedat hocaya göre mevzuat ve kanunlari olusturmadan, yukaridan asagiya dogru organize olmadan proje yapilamazdi.
Sedat Çelikdogan, bizim mevzuatimizin üretime göre degil, satin almaya göre dizayn edildigini vurgulayarak, Tanzimat’tan bu yana Batili üretecek, biz satin alacagiz politikasinin degismesi için üretime ve ihracata dönük yeni bir yapilanmaya gidilmesi sartti. Iste bunun için devletin yeniden yapilanmasi gerekliydi.
Bu yapilanma için Sedat Çelikdogan liderliginde hem sanayi politikalari ve hem de D-8 hareketi için ekipler olusturularak Islâm birliginin kurulmasini saglayacak D-8 projesinin temelleri atildi. 1970’li yillardaki ülkemizin agir sanayi hamlesi benzeri hamlelerle Islâm ülkelerinde ortak üretimlerin yapilmasi, otomobil, uçak, gemi, ziraî araç ve gereç, savunma sanayii teçhizatlari gibi üretimlerin D-8 ülkeleri ile birlikte yapilmasi hedeflendi.
Basbakan Erbakan hocanin katildigi ve Sedat Çelikdogan’in yürüttügü toplantilarda özel sektörün temsilcileri, devletin önemli kimseleri, gündeme göre de bakanlardan bazilari yer alirdi. Bu toplantilarda ülkenin ve özel sektörün bütün nabzi tutulurdu. Mesela bu çalismalar sirasinda paradan 6 sifir atilmasi görüsülmüstü.
Kara yollarinda bütün oto yollar, hizli trenler, kalkinma hareketi, limanlar, sanayilesme hareketiyle ilgili olarak önemli toplantilar yapildi. Erbakan hocanin özellestirme modelinde sirketler kara geçirildikten sonra % 51’i halka açilacakti. AK parti zamaninda burada alinan karalarin hemen hemen bir çogu gerçeklestirildi. SATEM’de Sedat hoca ilk olarak otomotiv sektörüne el atti. Çünkü bu sektör çok asiri döviz yutuyor ve Türkiye’nin ihracatinin tamamini verseniz döviz yetmiyordu. Bunu önlemek için Türkiye’de yeni modeller üretip Dünyaya ihraç edilecekti. Renault / Megane bu stratejiden dogdu. Fakat yeterli degildi. Tasariminda burada yapilmasi, milli markalarin üretilmesi ve ihraç edilmesi gerekiyordu ama bunlar Sedat hocanin istedigi gibi yapilamadi.
Tekstil sektöründe Türkiye iplik ve kumas üretiyor, konfeksiyona geçmeyi istiyor ama konfeksiyona geçmek için makineler gerekiyordu. Ihtiyaç duyulan bu Makineler italya’dan ithal ediliyordu. Sedat hoca sorunun çözümü için bu tekstil makinelerinin Türkiye’de üretilmesi için çalismalar baslatti.
Sedat hoca ve ekibi Erbakan hoca önderliginde D-8 projesini baslatti. Islam ülkeleri arasinda hem siyaseten, hem teknolojik, hem de sanayilesme olarak birliktelige ihtiyaç vardi. Sedat hoca bu çerçevede Endonezya ve Malezya’ya giderek Endonezya’da uçak sanayinin ileri seviyede oldugunu ve kendi uçagini yaptigini, Malezya’nin ise elektronikte çok ileri seviyede oldugunu gördü. Erbakan hoca ile görüserek üst seviye olusturulan bir heyet ile Malezya, Endonezya, Pakistan, Iran seyahatlerine çikildi. D-8’in kurulmasina yönelik olarak atilan ilk adim, Türkiye’nin daveti üzerine Iran, Pakistan, Banglades, Malezya, Endonezya, Misir ve Nijerya’nin katilimiyla 22 Ekim 1996 tarihinde Istanbul’da düzenlenen “Kalkinmada Isbirligi Konferansi” ile atildi. 15 Haziran 1997’de D-8 kuruldu. Tabi bu hareket batida büyük rahatsizlik yaratti. Yapilan ilk toplantiya D-8 ülkelerinin bütün liderleri geldi. Sedat hoca ve SATEM ekibi D-8 projesi için 130 proje hazirladi. D-8 projesinde ticareti kim yapacak, sanayiyi kim kuracak, Ar-Ge’leri kim gelistirecek, bankaciligi, tarim ve istihdami kim yapacak sekilde ülkelerin güçlü yönlerine göre aralarinda pay edildi. Türkiye saglik ve sanayilesme alaninda, Endonezya istihdam ve tarim alaninda, Malezya finansman ve elektronik alaninda olmak üzere is bölümleri yapildi. Türkiye’de üretilmek üzere ziraat uçagi üretim çalismalari baslatildi. Bu uçak o tarihte yapildi simdi TAI’de hangarda duruyor.
Diger projelere baslama asamasinda Türkiye’de 28 Subat darbesi oldu. Buna ragmen otomotiv sanayinin planlamasi, ilaçlama, yangin söndürme uçaklari projeleri onaylandi. Bu arada rayli sistem araçlari çalismasi da yapildi. Projeler, Genel Kurmay Baskani, Jandarma, Kara, Deniz ve Hava Kuvvetleri komutanlarina anlatildi. Çok begenilmesine ragmen batinin ve medyanin baskisi ile bir türlü yapilamadi.
Amerika ve bati bu projeleri engellemek için önce 28 Subat darbesi ile Erbakan hocayi iktidardan uzaklastirdi. Arkasindan 25 sene iktidarda olan Endonezya baskani Suharto, 1998 yilinda, yine ayni tarihlerde Malezya’da Basbakan yardimcisi Enver Ibrahim farkli oyunlarla, yine benzer sekilde Nijerya devlet baskani ve Pakistan’da Navaz Serif hükümeti de darbe ile iktidardan uzaklastirildi. Böylece 1.5 milyar Islam dünyasinin ekonomik isbirligini saglamaya yönelik olan D-8 projesi de eski heyecan ve önemini kaybetti.
Ayrica bu engeller nedeniyle Türkiye’nin AB, Karadeniz Ekonomik Is Birligi, Balkan Ülkeleri ve Türki Cumhuriyetleri ile ekonomik is birlikleri çabalarinda da istenen sonuçlar alinamadi.
Refah-Yol hükümetinin görevi birakmasi sonrasi, Sedat Çelikdogan Ostim Organize Sanayi Bölgesi’nde yönetimde yer alarak sanayicilerin problemlerine çözüm bulmaya, sanayinin gelismesine katki saglamaya devam etti. Eksik kalan akademik kariyerini tamamlayarak, 2014 yilinda Karabük Üniversitesinde Profesör oldu.
Sedat hoca hiçbir zaman yilmadi her firsatta gönül verdigi ülkesine ve milli proje çalismalarina, Ostim OSB çatisi altinda Ostim OSB Baskani Orhan Aydin bey ile birlikte devam etti. Ben de daha önce ESAM toplantilarinda tanistigim rahmetli Sedat hocamin asistani olarak Ostim OSB’de yaninda çalismaya basladim. Burada Sedat hocam ile bir çok projelerde birlikte çalistik.Ondan çok sey ögrendim.
Bunlardan bir tanesi de Milli Rüzgar Enerji Sistemleri Gelistirilmesi ve Prototip Rüzgar Türbin Üretimi (MILRES)’dir. Bu proje ile 500kW ve 2.5 MW’ lik endüstriyel ölçekte elektrik üretimi yapan rüzgar türbinlerinin tamamen özgün ve yerli teknoloji ile gelistirilmesi ve prototiplerinin üretilmesi hedeflendi. TÜBITAK proje sürecinde ilk etapta 500 kW’lik rüzgar türbini gelistirilecek, bu prototip deneme amaçli kullanilarak tasarim olgunlastirildiktan sonra 2.5 MW’lik türbin prototipi gelistirilecektir. 500 kW’lik rüzgar türbini üretilerek Istanbul Terkos’ta basariyla test edilmistir. Simdi ikinci etap 2.5 MW’lik Rüzgar türbini hazirliklari devam etmektedir.
Sedat Çelikdogan, 2012 yilinda Rayli sistem üreticilerini Ankara’da bir araya getirerek Anadolu Rayli Ulasim Sistemleri Kümelenmesinin kurulmasinda ve Ankara’da ihalesi yapilan ve Çin CSR firmasinin kazandigi 324 adet metro aracinin alimi için % 51 yerli katki sarti getirilmesinde büyük katki sagladi. Rayli sistemlerde getirilen % 51 yerli katki sarti bir milat oldu ve Türkiye’de yapilan tüm ihalelerde yerli katki sartinin getirilmesine öncü oldu. Bu tarihten sonra yapilan tüm ihalelerde yerli katki sarti getirildi. ARUS küme üyeleri otomotiv sektöründe bir türlü yapilamayan milli markayi rayli sistemlerde sadece % 60 yerli katki saglamakla kalmayip Sedat hocanin milli marka anlayisina uygun olarak Türkiye’de ilk defa milli marka tramvay, hafif metro araci ve trambüs üretimlerini gerçeklestirdiler. Bozankaya, Durmazlar, Istanbul Ulasim gibi firmalarimiz tarafindan üretilen 224 adet milli marka araçlar simdi Kayseri, Istanbul, Bursa, Samsun, Kocaeli ve Malatya sehirlerimizde hizmet etmektedir.
Türkiye’de ilk yerli ve milli motor fabrikasi Yavuz Motorun kurucusu olan Sedat Çelikdogan hoca, Milli lokomotif için Cer motoru ve Tank Motorunun Türkiye’de üretilmesi için yogun çalismalarinda bulunmus ve ekipler kurmustur.
Bunun yani sira Ostim’de Milli Metro, Milli Zeplin, Milli radar, Milli roket, Sanal fabrika, Ekoman projeleri, 3 D tasarim merkezi, Mühendislik ve tasarim merkezi, D-8 projesinin devami gibi bir çok projelerde yer aldi.
Sedat Çelikdogan, Türkiyede yapilan kamu ihalelerinde offset yada yeni adiyla Sanayi Isbirligi Programi (SIP) ile yerli katkinin artirilmasi için büyük gayretler sarf etti ve SIP yönetmeliginin yayinlanmasinda etkili bir isim oldu.
Sedat Çelikdogan, tüm bu çalismalar sirasinda bir yandan da eksik kalan akademik kariyerini tamamlayarak, 2014 yilinda Karabük Üniversitesinde Profesör ünvanini aldiktan sonra burada Rayli Sistemler Mühendisligi ögrencilerinin yetismesinde büyük katkilar sagladi. Ayni zamanda Ostim Teknik Üniversitesinin kurucusu ve mütevelli heyeti üyeligi yapti.
Sedat Çelikdogan’in Yerli Üretim ve Milli Marka Anlayisinda,
Türkiye’de üretim yapiliyorsa ama markasi (tasarim, know-how, patent, lisans haklari) bizim degilse bu yerli üretimdir. Örnek olarak Renault ve Fiat otomobil markasi verilebilir. Evet ,Türkiye’de % 70 yerli katki saglanarak üretim yapiliyor ama tasarimi, markasi ve lisans haklari bizim degilse bu yerli üretimdir, milli üretim degildir. Burada sadece yerli katki var. Ama Türkiye’de finansal olarak en az % 51 yerli katki ile üretim yapiliyorsa ve tasarimi, IP (Lisans, know-how, patent) haklari bize aitse, markasi bizimse bu üretim milli üretim ve ürün de Milli markali bir üründür. Örnek olarak Arçelik, Vestel, Aselsan, Durmazlar, Bozankaya verilebilir.
Iste, Sedat Çelikdogan hoca milli markalar çikarmak için her zaman hazirdi. Kendine güvenen heyecanli ve milli suura, milli durusa sahip, vatanini seven milli bir insandi. Onun inancina göre askeri güce sahip olmak degil, üretim ve AR-GE gücüne sahip olmak daha önemliydi. Disaridan satin aldiginiz dünyanin en güçlü silahlari ile ordunu donatsaniz bile eger bu silahlari üretemiyorsaniz, tasarimini yapamiyorsaniz asla lider olamazsiniz, Çin, Japonya, G.Kore ve Almanya üretim yaparak dünyada söz sahibi oldular. Eger üretemezseniz milli markalara sahip olamazsaniz, dünyanin finans merkezi de olsaniz degil dünyada bir güç ancak hizmetçi olursunuz inancindaydi.
Anadolu Rayli Ulasim Sistemleri Kümelenmesi Kurucu ve Onursal Baskani Prof. Dr. Sedat Çelikdogan Hocamiz 10/07/2016 tarihinde Hakkin rahmetine kavusmustur. Allah rahmet eylesin Mekani Cennet Olsun.
Dr. Ilhami Pektas